| 7 sayfada toplam 53 resim |
|
|
|
| |
|
|
|
Vincent Van Gogh (1853 - 1890)
Vincent
Van Gogh, bir papazın oğlu olarak 1853 yılında Hollanda’nın güneyinde bir köyde
dünya’ya gelir.
Zengin tablo tacirlerinin yeğeni olan Vincent Van Gogh, bir resim galerisinde
satıcı olarak hayata atılır. Bir süre sonra, içindeki coşkun din tutkusuna
kapılarak rahip olmayı aklına koyar. Belçika'nın madencilik bölgesi Borinage'da
geçirdiği aylar Van Gogh'un bütün varlığını derinden sarsacaktır: bu sefaletle
yüz yüze geliş, ondaki din ve Tanrı inancını alıp götürür.
İnsanların yalnızlık, hüzün ve acı içindeki hallerinden etkilenip bunları
resmeder. Acı çekenlere ilgi duyar; içinde yaşadığı dünyada kendisini uyumsuz
hisseden bütün melankolikler gibi.. Mutsuz olmasının bir diğer nedeni
yalnızlığııdır. Hiçbir zaman hiçbir şeyi başaramayacağına olan inancı,
kendisinden kuşku duyması, trajik yazgısıdır onu melankolik yapan..
Ondaki olağanüstü yeteneği fark eden küçük kardeşi Theo, ağabeyine maddî ve
manevî yönden destek olur. Yedi yıl boyunca (1878-1885) ressam, sürekli desenler
ve taslaklar çizerek Belçika ve Hollanda'da dolaşır durur, bu çalışmalarının
sonunda da ilk büyük kompozisyonunu yapar: Patates Yiyenler.
Kardeşine her gün uzun mektuplar yazar. Bu mektuplar ressamın hayatını daha
yakından tanımamıza yardımcı olmuştur. 1886'da Paris'e, Theo'nün yanına giden
Van Gogh orada Pissarro, Gauguin ve Toulouse-Lautrec ile tanışır. İzlenimciliğin
etkisinde kalan sanatçının resimleri artık eskisi kadar karanlık ve kasvetli
değildir.
1889'da bir kulağını kestikten sonra, Saint-Rémy'deki akıl hastanesine yatmaya
gönüllü olarak gider. Bu dönem onun hayatının en zorlu dönemi ve aynı zamanda en
yaratıcı dönemidir. Burada kendi içsel sıkıntılarıyla savaşır ve maalesef
hastalık onu tamamen sarmalar. Nisbeten iyi olduğu zamanlarda hastane
görevlileri onun dışarı çıkarak açık havada resim çizmesine izin verirler ve
desteklerler.
29 temmuz 1890 da kendini vuran Van Gogh iki gün sonra ölmüştür.
|